saat

27 Ocak 2011 Perşembe

Laptop şarjınız çabuk mu bitiyor?



Önemli bir çalışmanın tam ortasında laptopunuzun pili sizi yarı yolda bırakmasın.

İşte laptopunuzun pil süresini artırmanız için tavsiyeler...

Hard Disk'inizi birleştirin



Bilgisayar kullanıcılarının büyük bir bölümü HDD'lerini düzenli olarak birleştirmez. Düzenli aralıklarla birleştirilmeyen HDD'ler ise bilgisayarları yavaşlatır ve sistem performansını düşürebilir. Bunun önüne geçmek için, özellikle laptop kullanıcılarının belirli aralıklarla hard disk'lerini birleştirmesinde yarar vardır. Böylece HDD'niz çalışırken fazla yorulmayacak ve bu da bataryanıza olumlu bir şekilde yansıyacaktır.

Güç ayarlarınıza göz atın



Masaüstü bilgisayar kullanıcıların pek fazla aşina olmadığı güç ayarları, laptop kullanıcıları için ayrı bir önem taşır. Sonuçta batarya ömrünü birebir etkileyen ayarların büyük bir bölümü burada yer alır. Denetim Masası'ndan güç ayarlarına ulaşarak kendiniz için en uygun ayarları belirleyebilir ve böylece batarya ömrünüze de katkıda bulunmuş olabilirsiniz.

Görselleri kapatın



Microsoft'un yeni işletim sistemi Windows Vista'yla beraber hayatımıza giren Aero Glass özelliği, her ne kadar göze hitap etse de, sistem kaynaklarını da olabildiğince çok kullanır. Bu fonksiyonun kapatılması halinde (Windows'un klasik görünümüne geçilmesi durumunda) bu batarya ömrünüzü olumlu bir yönde etkileyecektir.

Gerekmedikçe birden fazla uygulama çalıştırmayın



Çalışan her programın sistem kaynaklarına ve laptopların batarya ömrüne farklı oranda etkileri vardır. Aynı anda birden fazla uygulamanın çalıştırılması ise batarya üzerindeki yükün daha da artması anlamına gelir. Bu nedenle gerekmedikçe ikiden fazla uygulamayı aynı anda çalıştırmamaya özen gösterin.

Sistem hafızasını fazla tutun



Laptopunuzun toplam bellek kapasitesi ne kadar büyükse, Hard Disk'iniz de o oranda daha az yorulacaktır ve nihayetinde Hard Disk'in az yorulması, batarya ömrüne de olumlu yansıyacaktır.

Laptopunuzu temiz tutun



Kullanmakta olduğunuz laptopunuzun içerisindeki hava dolaşımının gerektiği gibi sağlandığına emin olmalısınız. Tozlanan fanlar ve hava dolaşımının aksaması laptopunuzun sıcaklığını arttıracağından batarya ömrü de bundan olumsuz yönde etkilenebilir.

Laptopunuzu serin tutun



Daha önceki madde de belirttiğimiz üzere sıcaklık başta laptoplar olmak üzere tüm bilgisayarların baş düşmanıdır. Donanımlarının ömrünü de kısaltan aşırı sıcaklık, batarya ömrünü de azaltmaktadır. Bu nedenle laptopunuzu güneş ışığından koruyun ve kapalı bir aracın içinde bırakmayın.

Bataryanızı tamamen deşarj ettikten sonra şarj edin



Daha çok eski laptoplarda kullanılan Ni-MH bataryalarında görülen bu durumu şöyle izah edebiliriz: Laptopunuzun bataryasını tam şarj ettikten sonra bataryanız tükenene kadar laptopunuzu kullanmaya devam edin ve kesinlikle bataryanız tamamen deşarj olmadan laptopunuzun fişini prize takmayın. Li-on bataryalarda ise böyle bir problem yoktur ve genellikle bu tip bataryaların tamamen deşarj edilmemesi önerilir.

Yazılım ve sürücülerinizi güncel tutun



Yazılımların güncel sürümlerini kullanmak her açıdan kullanıcıya avantaj sağlar. Yazılımlarınızı ve sürücülerinizi güncel tutarak kaynak kullanımını azaltmanız ve buna bağlı olarak batarya ömrüne katkı sağlayabilmeniz mümkün.

Doğru adaptörü kullanın



Laptopunuzu şarj ederken kullandığınız adaptörün sizin spesifik ihtiyaçlarınıza uygun olup olmadığını bilmeniz gerekiyor. Farklı güç değerlerine sahip bir adaptörün kullanılması laptopunuz için pek de olumlu sonuçlar doğurmayacaktır.

Kaynakları gereksiz yere kullanan uygulamalara son



Bilgisayarların performansını düşüren en önemli etmenlerden biri de sistem arkaplanında çalışan uygulamalardır. Bazıları her ne kadar gerekli olsa da, bir kısım uygulamanın arkaplanda çalışıyor olmasının kullanıcılara hiçbir faydası olmaz. Sistem kaynaklarının fazlaca kullanılması sadece sistem performansını düşürmekle kalmaz, aynı zamanda laptoplarda bulunan batarya ömrünü de ciddi bir oranda kısaltır. Bu nedenle sizin için hayati bir önem arz etmeyen uygulamaların kapatılması batarya ömrünüze de olumlu yansıyacaktır. Bu tür uygulamaları tespit edip kapatmak için önce Başlat/Çalıştır'a girerek 'msconfig' komutunu yazın ve ardından açılan pencereden 'Başlangıç' sekmesine tıklayın. Burada seçili olan programlardan gereksiz olanları kaldırarak gereksiz yere sistem kaynaklarını sömüren uygulamalardan kurtulabilirsiniz. CTRL+ALT+DEL tuş kombinasyonunu kullanarak da sistem kaynaklarını hangi uygulamaların fazlaca tükettiğini öğrenebilirsiniz.

Bataryanızı kullanmayacaksanız çıkarın



Laptopunuzu sürekli fişe bağlı olarak kullanmak niyetindeyseniz bataryanızı ortalama %40 oranında doluyken dışarı çıkarabilirsiniz. Bataryanızı çıkardıktan sonra ise serin bir yerde muhafaza ederek bataryanızı daha uzun yıllar kullanabilirsiniz.

Çalışmakta olan araçları durdurun



Bilgisayarınızda o an kullanmakta olduğunuz uygulamalar batarya ömrünüzü doğrudan etkiler. Bu nedenle HDD birleştirme ya da virüs taraması gibi işlemleri laptopunuz elektriğe bağlı olduğunda gerçekleştirin.

Harici cihazları çıkarın



Laptoplara bağlanan harici cihazlar (harici HDD ve bluetooth ve harici speaker gibi) batarya ömrüne negatif bir etkide bulunur. Bundan dolayı gerekmedikçe bu harici cihazları laptopunuza bağlamayın.

CD/DVD sürücülerini boş tutun



Laptopların CD/DVD sürücülerinde bulunan CD ya da DVD'ler kullanılmamalarına rağmen genellikle sürücünün içinde bırakılır. Bu nedenle gerekmedikçe sürücülerinizi dolu bırakmayın.

Gerekmedikçe harici DVD'leri kullanmayın



Bataryanızı kullanırken harici DVD sürücülerini kullanmaktan vazgeçin. Bunun yerine Microsoft'un Virtual CD ROM Control Panel'i ya da Pismo File Mount benzeri sanal sürücüleri kullanabilirsiniz.,

Parlaklığı azaltın



Laptopların LCD ekranları da batarya ömrünü ciddi bir şekilde etkileyen donanım bileşenlerinden biridir. Ancak istenildiğinde, LCD ekranların bataryalara olan yükü azaltılabilir. Bunun için Denetim Masası'ndan Görüntü Ayarları'na girerek ekranınızın parlaklık değerlerini(brigtness) düşürebilirsiniz.

Sesleri kapatın



Uygulamaları her zaman sesli olarak kullanma zorunluluğunuz bulunmuyorsa, laptopların speaker'larını kapatarak da batarya ömrünüzü uzatabilme şansına sahipsiniz.

Ekran koruyucu kullanmayın



Genellikle monitörlerin korunması açısından tavsiye edilen ekran koruyucuları, iş batarya kullanımına geldiğinde aynı paralelde değerlendirilmez; zira ekran koruyucuları da güç tüketimini ve dolayısıyla batarya kullanımını doğrudan etkileyen etmenlerin arasında yer alır.

Kalemden fare olur mu?

Genius, sıradan farelere kıyasla çok daha fazla imleç kontrolü sağlayan Pen Mouse’u tanıttı.

Her iki el için de kullanıma uygun olan fare, imleç kontrolü için gelişmiş kalem tasarımı ile dikkat çekiyor. Pen Mouse, 1200 dpi takip teknolojisine sahip ve 400 ile 800 dpi çözünürlüğe göre de ayarlanabiliyor.

Pen Mouse’u 85 dereceye kadar kaldırabiliyorsunuz. Güç tasarrufu için akıllı otomatik algılama özelliği ile hareket algılanmadığında uyku moduna geçen fareyi tekrar kullanmak için herhangi bir düğmeye basmanız yeterli.

Tüm bu özelliklerinin yanında, Flying Scroll ile web ve dokümanlarınızı en hızlı şekilde tarayabilirsiniz.

Paket içeriğinde ayrıca dizüstü veya masaüstü bilgisayar kullanırken kırılmayı önlemek için parazit engelleyici özelliğe sahip tak-ve-unut Pico alıcı ve koruma amaçlı seyahat çantası da yer alıyor.

Pen Mouse'un fiyatı ise 49,9 TL.

Sony PSP bitti! Devir NGP devri!

Sony'nin el konsolu PSP'nin merakla beklenen yeni versiyonu tanıtıldı.

Yeni PSP çok uzunca bir süredir bekleniyordu. Adının PSP 2 olması beklenen yeni konsol şimdilik Next Generation Portable'ın kısaltması olan NGP olarak anılıyor.

5 inç boyutunda çoklu dokunmatik OLED ekrana sahip olan NGP için Sony'nin başkanı Kaz Hirai 5 temel özelliğin altını çizdi; Devrimsel bir kullanıcı arayüzü, Sosyal ağlara bağlanabilirlik, Lokasyona duyarlılık, Arttırılmış gerçeklik ve PlayStation Suite ile tam uyumluluk.

NGP'nin Bluetooth ve Wi-Fi yanında 3G desteği de sunacak olmasının yanı sıra hem ön tarafında hem de arka tarıfında kamerasının olduğunu da söylemeden geçmeyelim.

2004 yılında satışa çıkan emektar PSP bugüne kadar dünya çapında yaklaşık 65 milyon adet sattı. Uzun bir süredir el konsolu piyasasında Nintendo'nun egemenliği sürüyordu. Sony bu hamlesiyle tahtı Nintendo'dan geri almayı planlıyor.

NGP'nin bu yıl tatil sezonuna girmeden önce raflarda olacağı açıklandı.

24 Ocak 2011 Pazartesi

Dünyada Tek...

AMD, tümleşik sistemler için dünyanın ilk ve tek hızlandırılmış işlemcisini üretti.

AMD yaptığı bir açıklamada, dünyanın tümleşik sistemler için ilk hızlandırılmış işlemcisi (APU) olan yeni AMD Tümleşik G Serisi işlemcinin piyasaya sürüldüğünü duyurdu. AMD Fusion teknolojisine dayalı AMD Tümleşik G Serisi, tam özellikli eksiksiz bir platform oluşturuyor ve yeni, düşük tüketimli, “Bobcat” çekirdek üzerine kurulu x86 mikroişlemciyi DirectX® 11 özellikli grafik işlemcisi ve paralel işlem motoruyla tek bir silikon kalıp üzerinde birleştiriyor.

· Bu yeni hızlandırılmış işlemci, tek kalıp üzerinde bilgisayar tarihindeki işlemcilerin her birinden daha fazla hesaplama kapasitesi bulunduruyor ve tümleşik sistemlerde ciddi ilerlemelerin önünü açıyor.

· Tümleşik işlemci piyasasında bugün bu derece ileri kabiliyetlere sahip başka çözüm bulunmuyor.

· AMD Tümleşik G Serisi üzerine kurulu çok sayıda tümleşik sistemi bugün piyasada bulunduran ya da yakın zamanda piyasaya sürmesi beklenen üreticiler arasında Advansus, Compulab, Congatec, Fujitsu, Haier, iEi, Kontron, Mitec, Quixant, Sintrones, Starnet, WebDT, Wyse ve daha birçoğu sayılabilir.

· Çıkarılması beklenen ürünler arasında, dijital tabelalar gibi grafik açısından yoğun çözümler, internete hazır set üstü alıcılar, taşınabilir ve masaüstü ince istemciler, kumarhane makineleri, bilgisayarlı yazarkasalar, küçük tasarımlı PC’ler ve tek kartlı bilgisayarlar bulunuyor.

· IDC Bilgiişlem ve Depolama Yarıiletkenleri Araştırma Direktörü Shane Rau, tümleşik sistemler için işlemcilerin üreticilere sevk hacminin önümüzdeki beş yılda çift haneli oranlarla artmasını bekliyor.

· Bu yeni platform, AMD’nin tüketimi düşürme, bileşenlerin kapladığı alanı azaltma ve x86 tümleşik sistemlerin tasarım ve üretim maliyetlerini kısma hedefini bir adım daha ileri götürüyor.

“AMD, tüketiciler ve kurumlar için geliştirdiği çığır açan teknolojilerin, giderek büyüyen tümleşik işlemci pazarına da sunulmasında kararlıdır,” diyen AMD Sunucu ve Tümleşik Ürünler Birimi Genel Müdürü Patrick Patla, şöyle devam etti: “Bugün tümleşik işlemciler için rekor sayıda lansman ortağımız var. AMD Tümleşik G Serisi APU’nun benzersiz ileri özelliklerini kullanarak gerçek anlamda fark yaratan, enerji tasarruflu, küçük tasarımlı, canlı görsel deneyimler yaşatabilen yeni nesil tümleşik sistemler tasarlamak için çalışıyorlar.”

AMD, günümüz tümleşik işlemci pazarını şekillendiren eğilimlerden çoğunu değerlendirdi ve düşük enerji tüketimi ve az yer kaplama, yüksek işlemci performansı, eksiksiz özellikler ve güçlü bir grafik çözümü gibi ihtiyaçların ağır bastığını belirledi. Tümleşik işlemci pazarı, üründe farklılaşmanın tasarımın uzun vadede başarılı olabilmesini sağlayan bir alan. AMD Tümleşik G Serisi APU, oluşturduğu küçük, açık ve esnek platformla sistem tasarımcılarının yaratıcılıklarını konuştururken geliştirme maliyetine ilişkin katı beklentilere de uyabilmesini sağlıyor.

Tasarım ve Geliştirme Desteği

· AMD Tümleşik G Serisi platformunun açık geliştirme ekosisteminde çok sayıda BIOS seçeneği, çeşitli Microsoft Windows, Linux ve gerçek zamanlı işletim sistemleri desteği, tümleşik OpenCLTM programlama ortamı ve kaynak düzeyinde debug araçları bulunuyor.

· AMD, müşterilerin yeni ve farklı ürünler yaratıp bunları hızla piyasaya sürebilmesi için özel bir tasarım desteği ekibi bulunduruyor.

· Çevrimiçi kaynaklar arasında tümleşik geliştiricileri portalı, AMD tümleşik ürün seçim kılavuzu ve piyasadaki kartlar ve komple sistemler için müşterilerin bildirdiği ayrıntılar yer alıyor.

AMD Tümleşik G Serisi APU Teknik Özellikleri
• 1 veya 2 x86 “Bobcat” CPU çekirdeği; 1MB L2 önbellek, 64 bit Kayar Nokta Ünitesi
• 1,6GHz’e kadar hız
• 9W ve 18W TDP
• Çeşitli SIMD Motorları
· DirectX 11 özellikli grafik
· Sektör lideri üçboyutlu görüntü ve grafik işlem
• 3. Nesil Bileşik Video Çözücüsü
• C6 ve power gating gibi enerji yönetimi özellikleri
• 64 bit kanal ve 2 DIMM destekli DDR3 800-1066 bellek
• Ball Grid Array (BGA) paketi
• Kapladığı alan AMD Fusion I/O Kontrol Merkezi dahil 890mm²


alıntı: http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/16836709.asp

23 Ocak 2011 Pazar

3D Televizyon Hasta Ediyor! - Interaktifortam.net - Bilgisayar, İnternet, Yazılım, Donanım, Teknoloji, Overclock, Oyun

3D Televizyon Hasta Ediyor! - Interaktifortam.net - Bilgisayar, İnternet, Yazılım, Donanım, Teknoloji, Overclock, Oyun


ABD’de optometrist derneği tarafından yapılan açıklamada, evde 3D televizyon izleyen her dört kişiden birinin baş ağrısı, mide bulantısı, göz yorgunluğu gibi sorunlar yaşadığı bildirildi.

Hollywood stüdyolarından Japon film yapımcılarına pek çok sektör, 3D’nin geleceğine inanıyor, yatırım yapıyor. Ancak bu süreçte pek dile getirilmeyen bir sorun var. Huffington Post’un haberine göre ABD’li optometristler 3D televizyon izleyen her dört kişiden birinin mide bulantısı ve baş ağrısından mustarip olduğunu söylüyor.

Teknoloji gerçek hayata gittikçe daha yakınlaşan 3D görüntüler üretmede başarılı. Bu nedenle de eğlencenin geleceğinde 3D’ye büyük bir pay biçiyorlar. Ancak insan gözünün yapay 3D derinliğe kolay adapte olamaması, bu teknolojinin henüz alacağı çok yol olduğunun da göstergesi.




Amerikan Optometri Derneği’nin çevrimiçi anket yoluyla yürüttüğü bir araştırmada, 3D televizyon izleyenlerin yüzde 25’inde farklı derecelerde göz yorgunluğu, mide bulantısı, baş ağrısı gibi şikayetler ortaya çıktığı belirlenmiş.

Güney Kore’de okul çağında 115 çocuk üzerinde yapılan bir araştırma da, 3D ekrana yakından bakmanın 2D ekrana kıyasla daha çok göz yorgunluğu yarattığını göstermiş. Bunun üzerine Güney Kore hükümeti, 3D film izlerken en az saatte bir 15 dakikalık bir mola verilmesi gerektiği yolunda uyarı yayımladı.

Firmaların da bu konuda yaptırdığı araştırmalar mevcut. Ancak sonuçlar genellikle kamuoyuna duyurulmayıp, kullanım kılavuzlarında veya kurumsal yayınlarda uyarılar şeklinde kendini gösteriyor. Örneğin Samsung’un Avustralya’daki web sitesinde uzunca süre 3D televizyon izlemenin göz yorgunluğu, dengede bozulma, mide bulantısı yaratabileceği belirtilerek, uykusuzken, yorgunken ve içki içerken izleme yapılmaması öneriliyor. Benzer uyarılar Sony, Panasonic, LG gibi üreticilerin kurumsal yayınlarında da bulunuyor.

Nintendo da geçenlerde bir uyarı yayımlayarak, yeni çıkacak 3DS portatif oyun konsolunun 7 yaşın altında çocuklarca kullanılmaması gerektiğini bildirmişti.



3D görüntüleri izlemenin yarattığı bu sorunlar esasen gözlerin normal 3 boyutlu mekanları algılarken, yani yakınlaşıp uzaklaşan cisimlere odaklanırken yaptığı kas hareketlerini 3D’de yapamamasından kaynaklanıyor.

Başka deyişle, yakınlaşan bir cisme odaklanmak için gözler içeri doğru dönerek ve eliptik şeklinde değişiklik yaratarak odağı koruyor. Ancak 3D televizyonda ‘yakınlaşan’ bir cisim varmış gibi görünse de aslında televizyon ekranının kişiye yakınlaştığı yok.

Dolayısıyla gözün ‘odaklanması gerektiğini’ düşündüğü noktayla cismin gerçek mesafesinin birbirinden farklı olması, gözün net görmek için ekstra çaba harcamasına neden oluyor. Gözlerinde az da olsa problem olan kişilerin, 3D karşısında diğerlerine kıyasla daha çok sorun yaşaması da gözlerinin bu adaptasyonda zorlanmasından kaynaklanıyor.

Bu sorunun farkında olan firmalar, çoktan gözlüksüz kullanılabilen 3D ve hologram görüntü teknolojilerini geliştiriyorlar. Gözün doğal işleyişini değiştirmeye çalışmadan 3D algı yaratabilecek teknolojiler, uzmanların tahminlerine göre, 2-3 yıl içinde seri şekilde tüketilmeye başlayacak.

22 Ocak 2011 Cumartesi

'Apple iPhone'u açmanızı istemiyor'

Bazı kullanıcılar iPhone 4'de bulunan açılmaya karşı dayanıklı vidalardan oldukça rahatsız. Bu değişiklikten en rahatsız olan kişi ise iFixit CEO'su Kyle Wiens gibi görünüyor.

Wiens, Apple'a gönderdiği e-postada iPhone 4'ün sonraki dağıtımlarında kullanılan 'pentalobe' adlı vidalar hakkında öfke püskürdü. Wiens'e göre Apple, Philips ve Torx vidalarını kullanıcıların iPhone'u açmasını engellemek için terketti. Wiens, Amerika dışında satılan iPhone'larda ise bu vidaların daha küçük sürümünün kullanıldığını söylüyor.

Bir diğer şikayet ise, servise giden iPhone'ların vidalarının yeni vidalarla değiştirildiği konusunda... Bu şikayetlere göre Apple, normal vidaları, serviste yeni vidalarla değiştiriyor...

Bazı tüketiciler, kullanıcıların telefonlarını açabilmesi, pilini ve bellek kartını değiştirebilmesi gerektiğini düşünüyor. iFixit, ürettiği 'özgürleştirme kiti' ile 9.95 dolara pentalobe vidalardan kurtulup standart Philips vidalara geçme şansı veriyor.


Alıntı: CHIPONLINE www.chip.com.tr

21 Ocak 2011 Cuma

Google Değişik Görünüyor.Yardım. - PCnet Online

Google Değişik Görünüyor.Yardım. - PCnet Online

komik bir konu daha...

Sa arkdaşlar ben bugün googleye girdim fakat google değişikti.Altta reklamlar felan vardı.Bir konu aratıyorum ama alakasız şeyler çıkıyor.Mozilla ve internet expoler'ıda denedim sorun yine aynı.Altta resminide vereyim.

nasıl konu ama?

19 Ocak 2011 Çarşamba

Air Force Missions - Free 3D Game - MyPlayCity - Download Free Games - Play Free Games!

Air Force Missions - Free 3D Game - MyPlayCity - Download Free Games - Play Free Games!

Air Force Missions - Free 3D Game
Air Force Missions is a free 3D game with terrific graphics, powerful sound and user friendly gameplay. Get ready to destroy the armies of ground, air and water weaponry. You will be attacked by armored jeeps, heavy helicopters, submarines, jet fighters, aircraft carriers, battleships. Are you ready for all the difficulties of the free 3D game? Warfare is unfold on the water, in the desert, in the mountains and even over human settlements. Download free 3D Game and play it now!
http://www.myplaycity.com/gn/screen_640x480/2_screen_1_640x480.jpg

17 Ocak 2011 Pazartesi

Beş dakikada OLED’i tanıyın | PCnet Online

Beş dakikada OLED’i tanıyın | PCnet Online

OLED’ler, yani ışık yayan organik diyotlar (Organic, Light-Emitting Diodes) TV izleme yöntemlerimizi kökünden değiştirecek gibi görünüyor. Ama bu değişimden önce OLED’in ne olduğunu ve yaşamımıza ne gibi yararlar sağlayacağını öğrenelim.
LED (IŞIK YAYAN DİYOT) NEDİR?
Işık yayan diyot, üzerinden akım geçtiğinde ışık üreten minik cihazlardır. Enerjiyi çok daha verimli kullanırlar ve ampullerden çok daha dayanıklıdırlar. Üstelik fazla ısı üretmez ve çalışmak için lamba teline ihtiyaç duymazlar. Ayrıca, pikselleri parlatarak görüntü oluşturmak için sürekli siyah ışığa gereksinim duyan likit kristal ekranlardan (LCD) çok daha az güç tüketirler. LED’ler, biz farkına varmasak da, günlük hayatımıza çoktan girmiştir: asetilen lambaları, dijital saatler, uzaktan kumandalar bunlardan bazıları.
PEKİ BU “O” NEREDEN GELİYOR?
OLED’in O’su, organik demektir. Organik, karbon tabanlı bir tabaka, iki iletken (anot ve katot) arasında sıkıştırılır ve enzim adı verilen ana maddeyle desteklenir. Elektrik akımı geçtiği zaman, ışık kaynağı üretim yapar. Organik olmayan bir LED’de, iki iletken arasına sıkıştırılmış olan tabaka esnek değildir; bu da, organik karbon temelli LED’in üstün olmasının sebebidir. Çünkü OLED’lerdeki organik tabaka, jilet inceliğinde, çok hafif, süper parlak ve esnektir. Bu, OLED’lerin, bükülebilir ekranlardan, parlak ve kristal kadar berrak TV’lere veya transparan ekranlara kadar birçok inanılmaz cihazda kullanılabileceği anlamına gelir.
BİR OLED TELEVİZYON, IŞIĞI VE GÖRÜNTÜYÜ NASIL OLUŞTURUYOR?
“Bir OLED ekranı, teker teker piksellerden veya ekrandaki elementlerden yararlanarak kendi ışığını kendisi üretir” şeklinde veriyor Sony’nin ses teknolojileri departmanı müdürü Peter Hainsworth bu sorunun yanıtını. “OLED, ekranda belirecek olan ışık ya da rengin ihtiyaç duyduğu kadar enerji üretmeye yetecek kadar güç harcar. Yani, tamamen beyaz bir görüntü elde etmek için maksimum güç kullanılırken, simsiyah bir görüntü için hiç güç kullanılmaz. Bir LCD’deyse siyah ışık daima açıktır.”
Her biri belirli bir uygulama için tasarlanmış farklı tipte birçok OLED var. Sony (www.sony.com.tr), en üst seviyede ışık yayan ve çok parlak görüntü üreten OLED’leri kullanma eğiliminde. Bu OLED’lerde ışık, iki iletken arasına sıkıştırılmış yansıtıcı enzimlere çarpıp geri sıçrar ve bu sayede çok parlak bir görüntü elde edilir. Transparan tip bir OLED ise, ışığın tüm aygıttan geçmesine izin verir ve bu sayede transparan resimler görüntülenebilir.
OLED’İN OLAĞAN ÜSTÜLÜĞÜNÜN DOĞADA NASIL BİR BENZERİ VAR?
Ateş böcekleri gibi canlılar, biyokimyasal bir tepkime (kimyasal oksidasyon) sayesinde kendi ışıklarını üretirler. OLED ise, kendi ışığını elektrik akımı geçtikten sonra üretir. “Yani aynı sonuca farklı yollardan ulaşırlar. Fakat OLED’in kökleri, sıkıca doğal dünyaya bağlıdır.” diyor Hainsworth.
OLED’LERLE BAŞKA NE YAPILABİLİR?
Bu liste çok uzun. Samsung gibi şirketler tarafından üretilen transparan OLED prototipleri, ekrana bakarken üzerinde görüntülerin belirdiği bir pencereyi izlermiş gibi hissetmenizi sağlar. Bu teknoloji, otomobillerde kullanılan navigasyon sisteminin ön cama yansıtılmasına olanak verir. Bu sayede sürücü, gideceği yola ve izleyeceği rotaya kolayca erişebilir. Hainsworth aynı zamanda bu sistemin vitrinlerde kullanılabileceğini, vitrin camına yansıtılan reklamlarla, müşterinin mağazada satılan ürünleri görmesinin sağlanabileceğini belirtiyor.
Sony ve Samsung, birçok ticaret fuarında (Consumer Electronics Show bunlardan biri) bükülebilir ekran prototiplerini göstermeye şimdiden başladı. Bununla ilgili bir klibi YouTube’da bulabilirsiniz. (http://git.pcnet.com.tr/121)
Esnek ekran özelliği, yaratıcılık ve yenilikçilik konusunda son derece cesaret verici. Mesela bu ekranlar giysilerde kullanılabilir ve bu sayede televizyon ekranları taşınabilirlik konusunda yepyeni bir seviyeye ulaşabilir. Katlanabilir, rulo yapılıp bir çantaya sokulabilir ve tatile sizinle birlikte çıkabilir. General Electrics (GE) şimdiden OLED ruloları üretimi için gazete üretim bantlarından esinlenmiş. (http://www.grcblog.com/?p=247) “Işıklandırılmış duvar kağıtlarını hayal edin” diye öneriyor General Electric Research (www.ge.com/research).
OLED’İN BAŞKA AVANTAJI VAR MI?
OLED’ler, diğer ekranlardan çok daha fazla parlaklıkta ışık üretme yeteneğine sahip. Tipik bir düz ekran televizyonun kontrast oranı 50,000:1. civarındadır. Bu, ekranın karanlık ve parlak bölümlerinin arasındaki dinamizmin ölçüsüdür. Halbuki Sony’nin 11” OLED TV’si Bravia XEL-1’in kontrast oranı 1,000,000:1.’dir. “Bu yalnızca bir rakam, fakat ekranda beliren fotoğrafa baktığınızda, gerçeklik son derece olağan üstü oluyor.” şeklinde iddia ediyor Hainsworth.
OLED ekranlar aynı zamanda inanılmaz hafif: Sony’nin televizyonunun ağırlığı yalnızca 2 kg. Ayrıca LCD’den çok daha geniş bir görüş açısına sahip (yaklaşık 170 derece). Bu, temiz bir görüntü elde ederek, ekrandan dairesel olarak uzaklaşabileceğiniz en uzak mesafenin ölçüsüdür.
OLED’İN DEZAVANTAJLARI NELER?
Şimdilik OLED’lerin en büyük dezavantajı, üretiminin çok pahalıya mal olması. Çünkü henüz seri üretime geçilmiş değil. İyi olansa, ekranların hızlı ve yeterli üretiminin yolları belirlendiğinde bu fiyatın hızla düşeceği haberi. Her ne kadar bu hız, ilk gelecek taleplere bağlı olsa da, beklemeye değer.
OLED CİHAZLARI ŞİMDİDEN SATIŞTA
OLED’lerin üretim maliyetleri çok yüksek olduğu için şimdilik pazarda kısıtlı olarak bulunuyor. Fakat çok az olan güç tüketimleri sayesinde cep telefonları, dijital kameralar, MP3 çalarlar ve diğer taşınabilir cihazlar için son derece kullanışlı olduğu ortada.

alıntı: pcnet online

ASUS Xtreme Phase ile ekstra performans | PCnet Online

ASUS Xtreme Phase ile ekstra performans | PCnet Online


Kaliteli ve yenilikçi bilgisayar bileşenleri üretiminde dünya lideri olan ASUS, geliştirtirdiği benzersiz teknolojilerle anakart tasarımına yön vermeye devam ediyor. P5Q, P5Q PRO Turbo, P5Q Turbo, P6T Deluxe, P6T ve M4 Serileri ile hem Intel hem de AMD platformundaki anakartlarda bulunan; Xtreme Phase, TurboKey, Voltaj Koruması gibi hayati öneme sahip bu teknolojiler, en iyisini arayan kullanıcılar için ASUS anakartları vazgeçilmez hale getiriyor.

Xtreme Phase: Benzersiz Çok Aşamalı Güç Tasarımı
ASUS’un benzersiz Xtreme Phase sistemi daha fazla güç için daha fazla sayıda fazdan meydana geliyor. Faz sayısının yüksek olması bir fazda biriken güç miktarının azalmasını sağlayarak aşırı ısınmayı önlerken, overclock için şart olan stabiliteyi garanti altına alıyor. Ayrıca Xtreme Phase fazları sistemin yük durumuna göre açıp kapatarak enerji verimliliğini arttırıyor.
Extra Dayanıklılık
ASUS anakartlar, en iyi sonuçlar için en yüksek dayanıklılık sunuyor. Güç fazlarını yük durumlarına göre açıp kapatarak güç tasarrufunu arttırıyor. Aşırı yüklenme ve overclock durumlarında kısa geçici rejim cevabı sayesinde çıkış akım ve gerilimi daha düzgün hale getiriyor. Ek olarak anakart bileşenlerinin kullanım ömrünü ve dayanımını arttırmak amacıyla gerilimdeki ani yükselmeleri engelliyor.
Extra Serinlik
ASUS anakartlar, normal çalışma sıcaklığıyla üstün performans sağlıyorlar. Daha yüksek overclock potansiyeli için sıcaklık olabildiğince düşük düzeyde tutuluyor. Böylece sistem içerisinde bulunan işlemci gibi pahalı bileşenlerin ömrü uzuyor.
Turbo V: Tek Dokunuşla Overclock
ASUS Turbo Key teknolojisi kullanıcıların PC güç (power) düğmesini bir overclock tuşuna çevirmelerini sağlıyor. Gerekli ayarlamalar yapıldıktan sonra Turbo Key oyun oynarken veya çalışırken tek bir dokunuşla performansı yükseltiyor. ASUS TurboV ile doğrudan işletim sistemi üzerinden overclock yapılabiliyor. Kullanıcı dostu arayüzü yardımıyla acemi kullanıcılar bile işlemciyi büyük oranda hızlandırılabiliyor. Dahası yapılan “en iyi ayarlar” kaydedilerek, daha sonra yeniden yüklenip kullanılabiliyor.
Voltaj Koruması
Güç kaynağından gelen gerilim düzensiz ise anakartın önemli bileşenlerinden birine zarar verebilir. ASUS voltaj koruması (Anti-Surge Protection) aşırı gerilim değerlerine karşı izolasyon sağlayarak anakartın kullanılamaz hale gelmesini engelliyor.

alıntı: pcnet online

ProBook’tan cep yakmayan tablet | PCnet Online

ProBook’tan cep yakmayan tablet | PCnet Online

ProBook T101 Tablet PC, webcam özelliği, Android 2.1 tabanlı işletim sistemi, USB portu, 1GHz hızında işlemcisi ve uygun fiyatı ile rakiplerinin arasından sıyrılıyor.
Yenilikçi ürünleri ile bilgisayar sektörünün önemli isimleri arasında yer alan ProBook’un ilk Tablet PC’si raflarda yerini aldı. ProBook T101 Tablet PC, Android 2.1 işletim sisteminin ve Microsoft Exchange Server’a bağlanabilme özelliğinin yanı sıra uygun fiyatı ile de dikkatleri çekiyor.
ProBook T101 Tablet PC’nin 10 inç büyüklüğünde ve yüksek çözünürlüklü ekranı, hem internet sayfalarında dolaşmayı hem de e-kitap içeriklerini okumayı daha rahat ve keyifli hale getiriyor. Yüksek hassasiyetli dokunmatik ekran olması ise kullanımı kolaylaştırıyor.
ProBook T101 Tablet PC mevcut özellikleri ile rakiplerini kıskandırıyor. 1 Ghz’lik işlemcisi ile mevcut en hızlı Tablet PC olan ürün, bellek kapasitesi ile de benzerleri arasından ayrılıyor.
USB 2.0 ile disk depolama kapasitesi 32 GB’ye kadar artırılabilen ProBook T101 Tablet PC, Mini USB sayesinde ise diğer elektronik cihazlara kolayca bağlanabiliyor.
Kablolu veya kablosuz internet bağlanabilen kullanıcılar, webcam’i kullanarak görüntülü görüşme keyfi yaşayacaklar.
ProBook T101 10″ Tablet PC’ler 499 TL (KDV dahil) özel fiyat ile Teknosa mağazalarından ve 299 USD + KDV’ye ProBook satış noktalarından temin edilebiliyor.
Ürünün öne çıkan teknik özellikleri:
10.1 inç, 1024×600 yüksek hassasiyetli dokunmatik ekran
1 GHz işlemci
Google Android 2.1 İşletim Sistemi
Microsoft Exchange Server’a bağlanabilme
512 MB bellek
4 GB Nand Disk
802.11 b/g/n kablosuz ağ bağlantısı
10/100 kablolu ağ bağlantısı
USB 2.0 tam boyda port, mini USB port
Webcam
Parlak siyah renk ön, gümüş renk arka yüzeyler
2 yıl yerinden al – yerine teslim ücretsiz garanti



alıntı: pcnet online

Sony bu sefer birilerinin canını yakacak - CHIP Online Haber

Sony bu sefer birilerinin canını yakacak - CHIP Online Haber

Son zamanlar en çok duyduğumuz haberlerden bir tanesi oldu Play Station 3'ün kırılıp kırılmadığı... Başına birçok dert açılan Sony'se artık sessizliğini bozdu.

Geçtiğimiz günlerde Berlin'de düzenlenen Chaos Communication Congress'de, kendilerine fail0verflow adı veren bir gurup, Sony'nin yazılımlaları için kullandığı özel şifrelemeyi deşifre ettiğini açıkladı. Bu da demek oluyor ki ekip, PS 3 üzerinde birçok işlem gerçekleştirebilecek.

Diğer taraftan kendisini iPhone'u kıran adam olarak tanıdığımız George Hotz da -diğer adıyla geohot- Sony'nin şifreleme sistemini kırmış durumda. Yakın zamanda yayınladığı geliştirilmiş Sony firmware'leri, kendisinin nelere kadir olduğunu bir kez daha gösterdi.

Hal böyle olunca Sony artık bu duruma bir dur demek için, iki tarafa da dava açtı. Dava haberini alan taraflarsa kendi blog ve sitelerinde durumun ne kadar yanlış algılandığını belirttiler. Sony'nin dava açma sebebiyse gayet basit; ulaşılabilinen gizli kodlar sayesinde kopya oyun kullanımı artık çok daha kolay olabilir...

Fail0verflow ekibiyse yaptıkları deşifre işleminin özellikle PS 3 üzerinde Linux ve başka alternatif işletim sistemleri çalıştırabilmek için olduğunun üzerine basıyorlar...


Alıntı: CHPONLINE www.chip.com.tr

16 Ocak 2011 Pazar

Samsung CES'te 4G rüzgarı estirdi - Interaktifortam.net - Bilgisayar, İnternet, Yazılım, Donanım, Teknoloji, Overclock, Oyun

Samsung CES'te 4G rüzgarı estirdi - Interaktifortam.net - Bilgisayar, İnternet, Yazılım, Donanım, Teknoloji, Overclock, Oyun

Samsung, CES 2011'de tanıttığı gelişmiş akıllı telefon portföyüyle 4G dünyasının lider ismi olmayı planlıyor.

6-9 Ocak 2011 tarihleri arasında, Las Vegas’ta düzenlenen CES 2011 fuarında tanıttığı 4G destekli güçlü ürünleriyle dikkat çeken Samsung, Infuse 4G isimli, Android 2.2 işletim sistemli yeni akıllı telefonunu duyurdu.

1.2 GHz işlemciye sahip ve AT&T desteğiyle çalışan Infuse 4G, 4.5 inç Super Amoled Plus ekranıyla en ince tasarımda en geniş ekran özelliği sunuyor. Bu ekranın özelliği, daha yüksek kontrastta daha çok piksel gösterebilmesi…

Infuse 4G’nin aynı zamanda 1.3 megapiksel ön kamerası ve flaş ve otomatik odaklama sunan flaş özellikli 8 megapiksel kamerası bulunuyor.

Samsung’un 4G rüzgarına dahil olan bir diğer akıllı telefonu ise, Android 2.2 işletim sistemi ile çalışan Samsung 4G LTE; içeriğindeki Google Mobile, Google Search, Google Maps, Gmail, YouTube servisleriyle kusursuz bir mobil deneyim vaat ediyor. 4.3 inç Super AMOLED Plus dokunmatik ekranı, 1 GHz işlemcisi ve HTML 5 web tarayıcısı ile 4G yüksek bağlantı hızını sunuyor. Flaş destekli 8 megapiksel kamerasının yanı sıra, ön yüzünde bulunan 1.3 megapiksel kamerası ile görüntülü konuşma olanağı sağlıyor.

Samsung aynı zamanda, Verizon Wireless’la beraber, satışları 1.5 milyonu geçen Galaxy Tab’in 4G-LTE uyumlu modellerini de duyurdu. 7 inç TFT ekran ile üretilen Galaxy Tab, 1.2 GHz işlemciye sahip ve arka yüzünde 5 megapiksel, ön yüzünde ise 1.3 megapiksel kamerası ile görüntülü konuşma olanağı sunuyor.

CES 2011’de tanıtılan bir diğer 4G’li Samsung modeli ise Sprint destekli Samsung Epic 4G. Kayar kapağı, QWERTY klavyesi ve 4 inç Super AMOLED dokunmatik ekranı ile dikkat çeken Epic 4G,
Sprint’in ilk 4G kablosuz telefonu olma özelliği taşıyor.

Ferrari, beynimizi okumanın peşinde mi? - Interaktifortam.net - Bilgisayar, İnternet, Yazılım, Donanım, Teknoloji, Overclock, Oyun

Ferrari, beynimizi okumanın peşinde mi? - Interaktifortam.net - Bilgisayar, İnternet, Yazılım, Donanım, Teknoloji, Overclock, Oyun

Kıpkırmızı hız canavarları ile tanıdığımız Ferrari, bakın bu kez neyin peşinde...

Arabanız kontrol dışına çıktığında oluşabilecek kazaları engellemek isteyen Ferrari, sürücüsünün aklını okuyarak aracın yol tutuşunu ve kararlılığını ayarlamaya yönelik bir patent için başvuruda bulundu.

Patent, arabanın kabininde bulunan ve sürücünün durumunu gözetleyen bir takım sensörlerin nasıl yerleştirileceğinden bahsediyor. Başvuruda şu sözler yer alıyor: "Sürücüler, sürüş yeteneklerini ve daha önemlisi düşündükleri ile aracın yapabileceği şeyler arasındaki orantıyı genellikle yanlış hesaplıyorlar veya abartıyorlar."

Teknoloji hakkında açığa çıkan bazı bilgilere göre solunum oranı, kan basıncı ve kalp atış hızı, göz hareketleri ve göz kırpma hızı, beyin dalgası etkinliği, vücut sıcaklığı ve terlemeyi algılamak için sürücünün cilt iletkenliği, sensörler yoluyla izlenecek şeyler arasında.

15 Ocak 2011 Cumartesi

Mersin Saat Kulesi...

Mersin İstasyon Caddesi’nde bulunan saat kulesi İtalyan Katolik Kilisesi’nin çan kulesidir. Bu kilise Sultan Abdülmecid’in izni ile 1853 yılında yapımına başlanmış ve 1898 yılında da tamamlanmıştır.

Kilise doğu-batı doğrultusunda bazilika planında olup, saat kulesi güneybatısındaki çan kulesinde yer almaktadır. Kesme taştan yapılmış olan kilise dikdörtgen planlı olup, üzeri kırma çatı ile örtülmüştür. Çan kulesi üç kat halinde, son iki katı çatıdan daha yüksektir. İlk iki kat sivri uçlu, ikişer mazgal pencere ile en üst kat da doğu yönü dışında kalan diğer üç yönünde de yuvarlak kadranlı saatler yerleştirilmiştir.
alıntı: TürkSaat Forumu

AMD yeni işlemci mimarisi ile inteli ezecek...


AMD'nin uzun süredir merakla beklenen yeni nesil Bulldozer işlemci ailesi için artık son dönemece girilmek üzere. Geliştirme çalışmaları 2005'ten bu yana devam eden Bulldozer kod adlı yeni mikroişlemci mimarisi, AMD adına firma tarihinin en önemli yatırımı olarak gösteriliyor. İlk etapta Phenom II işlemci ailesinin yerini alacak modellerde kullanılması beklenen mimari ile AMD, en yüksekperformans segmentinde rekabetçi çözümler sunarak pazar payını arttırmayı ve farklı segmentlerde liderlik adayı çözümler sunmayı amaçlıyor.
Bulldozer mimarisinin pazara giriş yapacağı ilk işlemciler, daha önceki pek çok haberimizde de belirttiğimiz üzere Zambezi kod adını taşıyorlar. 32nm üretim teknolojisiyle hazırlanan ve Soket AM3+ formunda olan işlemcilerin dört, altı ve sekiz çekirdekli versiyonları olacak. En üst segmentte 8 çekirdekli doğal tasarıma sahip işlemciler sunacak olan AMD, yeni mimarinin avantajları ve 32nm üretim teknolojisinin getirilerini değerlendirerek 3GHz+ hızında çalışan ve ısıl güç tasarımı 125 Watt olan 8 çekirdekli Bulldozer işlemcilerini pazara sunacak.
Peki AMD'nin Bulldozer tabanlı yeni nesil işlemcileri, performans noktasında ne kadar iddialılar? Açıkçası şu ana kadar yayınlanmış herhangi bir test sonucu bulunmuyordu zira mühendislik örneği Bulldozer işlemcileri geçtiğimiz ay içerisinde tamamlanırken, üretime aday yani saat hızları da dahil olmak üzere detayları kesinleşmiş işlemci örneklerinin Şubat ayı içerisinde hazır olması ve Mart sonu ya da Nisan başı gibi başlayacak üretimi takiben AMD'nin yeni nesil işlemcilerini endüstrinin beğenisine sunması bekleniyor.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi henüz detaylı test sonuçları olmasa da Donanım Haber olarak AMD'ninresmi performans dökümanına ulaşmayı başardık. Bu döküman içerisinde AMD, 8 çekirdekli Bulldozer işlemcisini (model ismi ve saat hızı bilgisi verilmemiş ancak performans segmenti olduğu belirtilmiş), 6 çekirdekli Phenom II X6 1100T ve Core i7 950 ile kıyaslıyor. Dökümanda yer verilen tahmini sonuçlar, işlemcileri üç farklı kategori (medya, render ve oyun) altında kıyaslarken, genel değerlendirmede 8 çekirdekli Bulldozer işlemcisinin Core i7 950'den %50 daha hızlı olduğu vurgulanıyor. AMD'nin performans tablosu dikkatlice incelendiğinde ise 8 çekirdekli Bulldozer işlemcisi özellikle oyun ve render testlerinde fark yaratıyor.
Bulldozer tabanlı yeni nesil AMD işlemcileriyle ilgili özel haberlerimiz devam edecek.
Editörün Notu: AMD hesaplanan performans öngörüsünün, piyasaya çıkan modellerde değişiklik gösterebileceğine dikkat çekiyor.

alıntı: DH

14 Ocak 2011 Cuma

apple klasiği...

Norveç'te yaşayan Lenin Kristin Lovvik, yeni bir soğuk Norveçsabahında, işine gitmek için yola koyulmuştu. Bu sırada, yoldamüzik dinleyerek vakit geçirmek isteyen Lovvik, iPhone 4'ünü aracının müzik çalarına bağladı.

Dışarıdaki -12 derecelik soğuktan aracını ısıtarak kurtulan Lovvik, tam ısınmaya başlamıştı ki çalan müzik ve iPhone bir anda susuverdi. iPhone'u bozulduğunda, aracın içerisinin 20 derece olduğunu belirten Lovvik'e, Apple'ın verdiği cevapsa oldukça kesindi: Cihazın kullanım kılavuzunda belirtildiği gibi, iPhone sıfırın altındaki sıcaklıklarda kullanım için tasarlanmamıştı ve garantikapsamında onarılamazdı.

Bu açıklamaya göre iPhone soğuk dağların değil, sıcak plajların telefonuydu. iPhone'un şartnamesinde belirtildiğine göre, iPhone, -20 ila +45 derece sıcaklıklar arasında taşınabilir, ancak kullanılamaz! Apple'a göre, iPhone'un kullanılabileceği hava sıcaklığı0 ila 35 derece arasında.

Apple, konuyla ilişkin eleştirilere karşı her zaman olduğu gibi geleneksel sessizlik tavrını koruyor, ancak bu durum rakipleriyle kıyaslandığında sonuçlar Apple'ın başını ağrıtabilir. Samsung'da Apple gibi, Galaxy S'in sıfırın üzerindeki sıcaklıklarda tutulmasını tavsiye ediyor ancak buna kesin bir kısıtlama getirmiş değil. Sony Ericsson X10 ise, -10 derecede Angry Birds oynatabilecek kadar iddialı.



alıntı: CHIP ONLINE www.chip.com.tr

13 Ocak 2011 Perşembe

İzmir Saat Kulesi

Arkadaşlar herkes nerdeyse bulunduğu şehre ait saat kulelerinin fotoğraflarını yükledi.Ben de İzmir'deki saat kulesi'nin bazı bilgileri vereyim ve başka hiç bir yerde olmayan fotoğraflarını yükleyeyim(özellikle Mete Abi'nin dediği gibi özel fotoların üstüne "TÜRK SAAT FORUMU"diye register attım.Fotoları 06.01.2010'da çektim.)
İzmir saat kulesi Konak meydan'ın da şehrin sembolü olmuş saat kulesidir.Bunun dışın da İzmir de iki tane daha saat kulesi vardır.(Eşrefpaşa mevkii'in de tam varyant'ın başlangıcında diğeri de Alsancak garı'nın bahçesin de).Saat kulesi 2.Abdülhamit'in tahta çıkışı'nın 25.yıldönümü'ne yetiştirilmek üzere, 1.Eylül.1900'de İzmir Valisi Mehmet Kamil Paşa'nın oğlu Bahriyeli Sait Paşa ve Belediye Reis'i Eşref Paşa tarafından temeli atılmıştır.
1.Eylül.1901'de yapımı tamamlanmıştır.Mimarı İzmir'in ünlü levanten ailelerin'den Mösyö Raymond Charles Pere'dir.Bazı kaynaklar da saat'in makinası'nın Alman İmparatoru 2.Wilhem tarafından hediye edildiği yazılıdır.Saat kulesi 81 metre kare taban üzerine 8'gen form'da,25 metre yüksekliğin de 4 katlı olarak inşa edilmiştir.Saat kulesi'ne,deniz tarafına bakan kapıdan girilir.Saat'in makina bölümüne 67 basamakla(özellikle saydım)çıkılır.Saat kulesi 4 tarafa yapılmış 75 cm çapındaki kadranlarla,saati göstermektedir.Herkese iyi seyirler...






http://www.turksaatforumu.com/t522-zmir-saat-kulesi
devamı linkte... 

12 Ocak 2011 Çarşamba

usturlaplı saat...

Usturlap, bir yıldızın belli bir yükseklikte, genellikle 60 derecede, ufkun üstünden geçiş anını saptamaya yarayan aygıttır. İlk olarak M.Ö. 3. Yüzyılda Yunanlılar tarafından gökcisimlerinin göreli konumlarını ve yüksekliklerini gözlemlemek üzere kullanılmıştır. Orta çağda, güneşin batış tabloları (gök ekvatorunun kuzey ya da güneyindeki açısal uzaklık) eklenerek, denizcilerin bulundukları bölgeyi saptamalarına yarayan bir seyir yardımcısı haline gelmiştir.
Eski biçimiyle usturlap, bir halka ile asılı tutulabilen ahşap bir diskten oluşuyordu. Diskin kenarlarına dairenin açı dereceleri işaretlenmişti; boyunca bakıldığında güneşin ya da bir başka yıldızın görülebildiği oynar bir ibre diskin ortasına bağlı idi. Daha sonraları, bir tarafında yıldızlar haritası, öte tarafında ise zodyak dairesi bulunan ****l bir plakadan yapılmaya başlanmıştır. Böylelikle günün hangi saati olduğunu belirlemek mümkün olabilmiştir; güneşin yüksekliğini ölçtükten sonra konumu zodyak dairesine not edilmekte, bu noktadan saatler dairesine çizilen bir çizgi ile de zaman saptanmaktaydı.
Gökbilim gözlemlerinde çok sınırlı ölçüde kullanılan usturlaplardan, daha çok astrolog ve gökbilimciler yararlanır. Usturlap’ın ilk örnekleri, yer küresini ve gök küresini hacim halinde gösteren ve birini ötekine göre doğru olarak hareket ettirmek demek olan küresel usturlap ile yer ve gök kürelerinin düzlemsel bir izdüşümünü oluşturan düzlemsel usturlap’tır. Daha sonra, bir civa banyosu üzerindeki yansımaya dayanan ve bir yıldızı, belli bir yüksekliğe ulaştığı anda gözlemeyi sağlayan aygıtlar geliştirildi ve bunlara 20.yüzyıl başında prizmalı usturlap adı verildi. Bir gözlem yerinin enlemi ile yıldız saatini veren ve açık havada kullanılan bu aygıtın yerine, günümüzde gerçek bir gözlemevi aygıtı olan Danjon’un nesnel usturlap’ı kullanılır. A. Danjon’un getirdiği en önemli yenilik, gözlemlenen yıldızın 60˚ yükseklikteki daireden geçtiği anın saptanmasında gözlemcinin “kişisel denklem” denilen hatasını büyük ölçüde azaltan düzenektir.kaynak:biltek.tubitak.gov.tr

10 Ocak 2011 Pazartesi

komik Konulardan 2

Herkese merhaba.
Oyun oynarken bilgisayarımdan tık tık diye ses gelip aniden kendine reset atıyor ve yine oyuna girince biraz ilerledikten sonra tık tık yapıp yine kapanıyor.

Bu sorun neden kaynaklanıyordur ve çözümü nasıldır?
Genellikle League of Legends oynarken oluyor bu olay.




Oyunda tam sarmışken etrafımı bilgisayarın kasasından kıt kıt diye ses gelip aniden reset atıyor sanki yanınızda biri varmışta o sesi çıkartıp resete basıyor gibi.
Hdd ne demek ve ne işe yarar?

Bilgisayarımın tozunu uzun zamandır almıyorum ondanda olabilir mi?

ve ona verilecek cevaplar için buraya tıklayın kesinlikle gülmekten yerlere yatacaksınız...

8 Ocak 2011 Cumartesi

Zero Balistic

Zero Balistic ilginç bir oyun... hem Windows hemde Linux versiyonu var...

7 Ocak 2011 Cuma

Laptop İçin Harici Ekran Kartı



Dizüstü bilgisayar kullanıcılarınınn  yüksek performanslı oyunları oynayabilmeleri için güçlü ekrar kartlarına ihtiyaçları vardır. Bunun için harici ekran kartı geliştirildi.
HArici ekran kartından kastımız gerçekten harici. Yani USB bellek takar gibi dizüstüne takılabilen bir ekran kartı. MSI firmasının geliştirdiği ekran kartı sayesinde performansı düşük laptoplarda oyun oynamak sorun olmaktan çıkıyor. DVD deneyimleri ve grafik işlemleri daha kolay gerçekleştirilebiliyor.
Şimdilik ExpressCard’a(kart yuvası) takılabilen ekran kartı USB 3.0′ın yaygınlaşmasıyla bu bağlantı yolunu da kullanabilecek. Ürün 230 – 160 dolar arasında satılıyor.
Radeon HD 5670 özellikli ekran kartı, başka seçenekler ve teknolojideki ucuzlamayla 100 dolar seviyesinde bir fiyata inebilecek.



alıntı:

Ahşap duvar Saati olur mu? yapmışlar olmuş...

Hiç ahşap mekanizmalı saat gördünüz mü? burada üretilmiş... çokta pahalı sayılmaz...


http://www.lisaboyer.com/Claytonsite/simplicitypage1.htm
spariş için link...

6 Ocak 2011 Perşembe

bir efsanenin incelemesi...

Bir Seiko incelemesi... modern zaman efsanesi...

otomatik saatte rotor çeşitleri

Cok uzunca zamandir ilk otomatik kurma sistemini Perrelet'nin icat ettigi soylendi ve hatta bugunku Perrelet markasi bunu sloganlarinda yillarca kullandi, bu arada Belcikali Sarton'un bunu icatettigini iddia eden birkac bilim adami ortaya cikti, fakat yapilan son arastirmalarda Sarton'un hakki Sarton'a verildi ve bu icadi Belcikali Sarton'un 1778 civarinda yaptigi tescillendi.

Ilk otomatik saatlerden resimler (horlogerie suisse sitesinden alinti):









Kol saatlerinde ilk kullanilan otomatik sistemi, turkceye cevrildiginde cekic rotor ya da vurmali rotor da denebilir,
semasi:


Bir bumper makine:



Gunumuzde en cok ragbet edilen 360° doner rotorlu otomatik mekanizma:



Rotor eklentisi saatlerin kalinligini arttirdigindan, ince saatlere yonelebilmek icin mikrorotor dedigimiz sistemler de kullanilmaktadir.
Bunlardan birkac ornek:



Heuer markasinda da kullanilmis olan mikrorotorlu makineye krono modulu eklenmis hali:





isterseniz http://www.proxygizlen.com/browse.php?u=Oi8vd3d3LnR1cmtzYWF0Zm9ydW11LmNvbS90MTEzMS1vdG9tYXRpay1zYWF0bGVyZGUtcm90b3ItY2VpdGxlcmk%3D&b=143 foruma üye olabilirsiniz...